İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR !
Yazı Detayı
09 Haziran 2021 - Çarşamba 13:28 Bu yazı 197 kez okundu
 
GÖREMEDİĞİMİZ GERÇEK
Feyzullah Budak
 
 

Bugün bir başka konu için arşiv taraması yaparken 1999 yılı Ekim ayına ait bazı gazete ve dergilerde gözüme şöyle bir haber ilişti. Dönemin Cumhurbaşkanı 4 Ekim 1999 günü büyük bir Üniversite’nin 1999-2000 eğitim-öğretim yılı açılış töreninde konuşuyor ve aynen şöyle diyor;

“20. yüzyıl 1. Dünya Savaşı’nın öncesi ve sondasında gelişen olaylar ve Osmanlı İmparatorluğu’nun dağılması üzerine kurulan tercih ve kararlara göre şekillenmiştir. 21. yüzyıl ise, önümüzdeki dönem için Türkiye Cumhuriyeti’nin kendisine belirleyeceği role göre şekillenecektir.”

Bu tarihi sözleri hangi Cumhurbaşkanının söylemiş olduğunu, zamanında bu habere dikkat etmiş olanlar zaten hemen hatırlayacak. O zaman bu habere tesadüf etmemiş veya dikkatini çekmemiş olanların ise, çok sade bir mantık ile hemen “4 Ekim 1999 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı makamında kimin bulunduğu” düşüncesine yöneldiğini zannediyorum.

Nitekim bazı konferanslarımda yeri gelince yukarıdaki konuşmayı aynen naklediyor ve hem bir sosyal test yapmış olmak ve hem de bu arada dinleyici ile iletişimi güçlendirmek için “Bu konuşmayı yapan Cumhurbaşkanının kim olduğunu hatırlıyorsunuz değil mi?” diye soruyor ve bir süre susarak salondan cevap bekliyorum. Kafasından hızlı bir hesap yapan hafızası güçlü bazı dinleyiciler “4 Ekim 1999 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının kim olduğunu” buluyor ve birkaç saniye içerisinde soruyu cevaplıyorlar; SÜLEYMAN DEMİREL…

Ama maalesef yanılıyorlar. Çünkü bu sözler Türkiye Cumhuriyeti’nde ve Türkiye’nin Cumhurbaşkanı tarafından değil, A.B.D.’de Georgetown Üniversitesi’nin 1999-2000 eğitim-öğretim yılı açılış töreninde dönemin A.B.D. Başkanı Bill Clinton tarafından söylenmişti ve Bill Clinton bu sözlerinin sonunu şöyle tamamlamıştı:

“Bu düşüncemi, gelecek hafta Türkiye’ye yapacağım ziyarette Türkiye Cumhuriyeti yetkililerine de söyleyeceğim.”

Evet… Ertesi hafta Clinton Türkiye’ye geldi. Clinton’un bu gezisiyle ilgili haberleri özellikle yukarıdaki sözleri açısından dikkatle takip ettim. ABD Başkanı bir hafta önce Amerika’da ifade ettiği bu tarihi düşüncelerini Türkiye’de de ve hem de TBMM Genel Kurul Salonu'nda aynen dile getirdi. Ama halkımızın en önemli haber alma kaynağı olan Televizyon kanallarımızda Bill Clinton’ın bu sözleri değil de kucağına aldığı “Erkan Bebek” tarafından burnunun sıkılması görüntüleri öne çıkartıldı.

Lütfen Clinton’un yukarıdaki sözleri söylediği tarihe dikkat ediniz: Ekim 1999… Yani Sovyetler Birliği dağılıp, tam 5 yeni bağımsız Türk Devleti ile Rusya Federasyonu içerisinde tam 13 yeni Federe Türk Cumhuriyetinin ortaya çıkması üzerinden sadece 8 yıl geçmiş. II. Dünya Savaşından sonra açılmış olan entegrasyonlar (Birlikler) çağında bu 5 yeni bağımsız Türk Devleti ile 13 yeni federe Türk Cumhuriyeti, Türkiye’nin  önderliğinde bir Birlik oluşturursa ortaya nasıl bir güç çıkacağının her kes farkında. Bunun farkında olmayan ise sadece biziz. Bu potansiyel gücün farkında olmadığımız için ayna gibi önümüzde duran bu gerçekliği fark etmiyor ve aynı dönemde Avrupa Birliği kapıları önünde sürünmeye devam ediyoruz. Bu gücün farkında olmadığımız için ABD Başkanı Bill Clinton’un bu güce işaret eden konuşmasını es geçiyor ve onun burnunun Erkan Bebek tarafından nasıl sıkıldığına dair magazin haberlerini servis ediyoruz.

Bu aymazlığımız beni kahrediyor ve büyük şahlanışımızın bu gerçeği fark edip, onun gereklerini yapmakla başlayacağına inanıyorum.

 
Etiketler: Türkiye, Türk Devletleri, ABD
Yorumlar
Haber Yazılımı