İSTANBUL SEÇİMLERİ ÜZERİNE BİRKAÇ SÖZ

0

Tarih insanların iradesinin ürünüdür. İçinde yaşanılan zamanı, bağlamı içinde değerlendirip, sonuçlarına göz attığınız da, olumlu veya olumsuz insan iradesini görmeniz mümkündür. Dolayısıyla ortaya çıkan sonucun etkisi oranın da tarihe kayıt düşülür.

23 Haziran İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimleri de Türk siyaset tarihine girecek ve yerini alacaktır. Zira adaletin gaspına karşı, sorgulayan aklın her türlü otoriteryen uygulamalara rağmen bir irade koyması olarak tecelli etti.

Var olana alışmadan, olması gerekeni aramak ve onu oluşturmak için çalışmaya ve ortaya bir çaba koymak, sorgulayan aklın bulduğu yoldur. Sorgulayan aklı kullanabilen toplumlar da biat kültürü oluşmaz. Demokratik kültür sorgulamayı gerektirir.

Dolayısıyla akıl sorgulamaya başladıysa hiçbir şey eskisi gibi olmayacak demektir. Bu durum hayatın her alanın da böyledir. Halk sorguladı. Seçimlerin iptali gerekçesini sorguladı.

 Halkımız, İstanbul seçimlerin de pragmatist yaklaşım ile faydayı değerden üstün tutan anlayışın, hayatı ve insanları siyasal ikballerine açılan bir kapı gibi gören kişilerin bencilliğini, sorguladı ve demokratik yoldan tepkisel bir karşılık verdi.

Yaşadığı ekonomik krizin sosyal sonuçlarını her türlü gözden kaçırma girişimlerine rağmen hissettiği algı ile ideolojik doğrularını değiştirdi. Aç kaldıklarında asil insanlardan, tok olduklarında da kölelerden korkun. (Anonim) Türk toplumu bu deyimin gereğini İstanbul seçimlerinde üzerlerinde oluşturulan yoksulluk kültürüne bir tepki olarak saltanat, şatafat, israf ve müsrifliğe tepki koydu.

İstanbul seçimleri gerçekten birçok bakımdan analiz gerektiren sonuçların yaşanmasıyla, tarihteki yerini aldı. Doğrusu Türkiye siyasetinde devletin teamüllerinin dışına çıkılması, halkın gözünden kaçmadı. Özellikle terörist başı ile girişilen diyalog ve onun üzerinden oy devşirilmesi tavrı, Katil Apo’ya “Yerli ve Milli” hüviyetin yapıştırılmasına göz yuman devlet tavrı, toplumda negatif bir karşılık buldu.

Son yıllarda siyasetteki eksen kaymaları ve değiştirilmek istenen siyasal olgular, vatandaşın gözünde karşılık bulmadı. Aslında alışmış gibi görünen, değişimi kabullenmiş gibi görünen halk, İstanbul seçimlerinde eline geçen fırsatı çok iyi değerlendirdi ve Türk siyaset sahnesini yeniden dizayn ettiğini düşünen kişilere önemli bir ders verdi.

Karizmatik lider üzerinden oluşmuş bir siyasal zemini kullanarak, Türk Siyaset sahnesini yeniden düzenlemeyi planlayan ve devletin kuruluş doktrinlerin deki birçok doğruyu değiştirmeye kalkışan derin yapının, toplum mühendisliği projesi İstanbul seçimlerinde duvara tosladı!

Bu seçimler matematik hesapları ile sosyal bilimlerin hesapları arasında çok büyük farklar olduğunu gösterdi. Matematiksel olarak devletin bütün güç unsurları ile taraf olduğu bir adayın, yüzde yüz sonuç alacağı hesabı, siyasetin bir sosyal bilim olduğu gerçeğini ortaya koyarak hesapları alt üst etti.

Görülüyor ki karizmatik lider figürü sahneden kaybolmasa da toplumlarda güven sıkıntısına uğrayıp etkinliğini yitirebiliyor. Sosyal bilimcilerin karizmatik liderlik ile ilgili geçmiş tespitleri, çağcıl düşün hayatında yeniden gözden geçirilmeli belki de?

Akıl, biz insanları yaratılmış varlıkların en şereflisi yapan temel unsurdur. Onu kullanın, sorgulayın ve yaşamınız üzerinde sizler hâkim olun. Egemenlik budur işte. Tarihe katkı sunmaya devam edin…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin