Sacit HOCAOĞLU’ndan: “Kısa Kıssa” Din Yapılandırılması

0

Bilindiği üzere vahiyden başka İslâm’ın bütün kaynakları Hz. Muhammed’in (SAV) vefatından 100 yıl sonra oluşmaya başlamıştır. Kur’an’ın fizik, matematik, astronomi, tıp ve benzeri pozitif ilimlere konu oluşturan gerçeklerinden birini red veya inkâr eden kimsenin kâfir olacağı hiçbir yerde söz konusu edilmemiştir.
Dünyaya ilim ve irfanlarıyla ışık tutan İslâm âlimleri, ne yazık ki bu konuda arkalarında çok büyük bir boşluk bırakmışlardır. Çünkü din denilince akıllara genellikle namaz, oruç, dua ve zikir gibi şeyler gelmiş, dinin en büyük konusunun yaşam, ahlak ve ilim olduğu zamanla unutulmuştur.
Laboratuvarlarda, fabrikada, tarlada, düğünde, kavgada ve siyasette değil, dua ve ibadet sırasında ancak Allah’ın hatırlandığı bir DİN İMAJI bu suretle oluşmuş ve İslam’ın içi boşaltılarak onun yerin “Müslümanlık” adı altında bambaşka bir din yapılandırılmıştır.
Öyle ki zaman gelip Müslüman toplumlar hayat ve düşüncenin ruhanî ve seküler olmak üzere iki türlü olabileceğine inanmaya başlamışlardır.
Kur’an-Kerîm’in birçok yerinde;
– Hiç akletmez misiniz?
– Hiç düşünmez misiniz, diye insanı uyarıp, buna bağlı olarak mantıksal düşüncenin ne büyük bir nimet olduğuna işaret buyururken akılla ve akılcı yollarla disipline alınabilen seküler hayatın önemini de bu suretle hatırlatmıştır.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin