Sacit HOCAOĞLU’ndan: “Kısa Kıssa” Hayal ve gerçek -1-

0

Gün gelecek onlar da bu dünyadan göçecek… Ama, kimse yas tutmayacak arkalarından ve kimse onları affetmeyecek; ölüm,hepimizin yazgısı ne de olsa… Ecel geldiğinde onlar, karanlıkta anlamsızca sürünen birer ruh olacaklardır. Zira, insanın günleri sayılıdır aslında ve zulüm ile yaşayan zalimler, ölümlerinden sonra da lânetle anılırlar…
Keşke, ölümün o korkunç ve sonsuz yalnızlığına kendimizi hazırlamak o kadar kolay olabilseydi…
Hayat denilen maceranın seyri çakıl taşları gibiydi, inişleri çıkışları, yokuşları, köşe başları, köşe taşlarıydı…
Herşey bir rüyaya dönüyor bâzen, onlarla benim aramda bir perde var. Onlar birer gölge, bende ölüyüm… Bu perde, ışığı donuklaştıran, görüntüyü bulandıran bir kefen gibiydi sanki!.
Birden hayal âlemindeki uykudan uyandım ki bir yerlerden çok hoş bir ses geliyordu… Sanki bir bülbül, sanki bir kanarya… Yakındaki bir ağacın dalına konmuş, kulağımı okşayan nağmeler döktürüyordu…
Tekrar, dedim!. Merhaba hayat!. Çok güzelsin!.
Dünyanın dostlarla yaşanılır yer haline geldiği de bir gerçek…
Saygılarımla.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin