Sacit HOCAOĞLU’ndan “Kısa Kıssa” Hoşgörü – Tolerans

0

ORTAK AKIL -37-
Kur’an’a göre, bilinmeyen bir şeyin ardına düşülmemelidir. Atalarımızın bize ilettiği bir yapıyı , sırf atalarımız iletti diye Kabul etmek ve savunmak şu âyetle çelişir: “Bu âyetleri iyiden iyiye düşünsünler ve temiz AKIL sahipleri öğüt alsınlar diye sana indirdigimiz mübarek bir kitaptır.” (Sad: 29)
“Bilmediğin bir şeyin ardına düşme, çünkü kulak, göz ve kalbin hepsi ondan sorumludur.” (İsra:36)
Kur’an’a göre her iman sahibi AKIL etmelidir. Kur’an, atalarımızı takip eden sürüler olmamızı istemektedir. Buna karşı mezhepciler, aklın gereksizliğini, aklın imanla çeliştiğini öne sürerler. Buna şaşırmamalıyız. Zira akılla bağdaşmayan yüzlerce izah, din diye nasıl yutturulur ki !.. Elbette AKIL reddedilerek, kitlelere kabul ettirilecektir.
( Kaynak: Kur’an Araştırmaları Grubu “Uydurulan Din ve Kur’an’daki Din” kitabı)

HOŞGÖRÜ-TOLERANS
Hoşgörü, inanç ve kanaatlara sahip olma, farklı ifadelerden rahatsız olmama hâlidir ve hürriyetçi demokrasi fikrini benimsemiş rejimlerin ön şartıdır.
Hoşgörü karşıtı ” taassup” tur. Taassup bir inanca, bir fikre körü körüne bağlanma hâlidir. Yalnız bir fikre ve inanca sıkı sıkıya bağlanma, onun gereğini yapma her zaman taassup sayılmaz.
Taassupta bir şeye bağlanma yanında saldırganlık ta vardır. Mutaassıp kişi, katılmadığı inanç ve kanaati hor görür, ona saldırır, onu şiddet yoluyla yok etmeye çalışır.
Hoşgörü, kanunla sağlanmaz. Bu bir kültür meselesidir.
Farklı inançlar karşısında nasıl davranmak gerektiğine Kur’an işaret etmektedir:
“Dinde zorlama yoktur.” (Bakara:256) “Sana düşen sadece buyurmaktır, hesap görmek bize düşer.” (Rad:40) “Senin dinin sana, benim dinim bana.” (Kâfirûn)
Kur’an, Allah’ın kendi emrine uymayanlara karşı zor kullanılmamasını, onların hesaplarının kendisince görüleceğini, bir bakıma farklı inançta olanlara HOŞGÖRÜLÜ davranılmasını istemektedir.
“Olgun insan hoşgörülüdür, sabırlıdır, fedakârdır, her davranışı ölçülüdür, görev duygusu gelişmiştir, bildiğini uygular ve başkalarına da öğretir.” (Kâzım Taşkent)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin