Sacit HOCAOĞLU’ndan: “Kısa Kıssa” İLİM İLE ÂMİL OLMAK

0

İLİM İLE ÂMİL OLMAK
Camilerde vaizlerin bu konuda bol bol konuştuklarını duyarsınız, şimdi de bir ilahiyatçıdan sunalım:
* İlm ile âmil olmak; bildiğini yapmak ve bildiğine göre hareket etmektedir.
* Bir insan tıp doktoru ise onun:
– Hekimliğini iyi bilmek, gereği neyse onu yapmak.
– İnsanlara hizmet etmeye önem vermektir.
* Bir hukukçu ise;
– Çok oruç tutup, çok namaz kılmak olmayıp, fiil ve işlerinde, sözlerinde hukuk ilminin gerektirdiği hakkı tutup kaldırmak.
– Adaleti gerçekleştirmek hususunda bilgisine göre hareket etmektir.
* Eğer sahasındaki ilmine göre hareket etmezse; ne kadar çok oruç tutarsa tutsun ve ne kadar çok namaz kılarsa kılsın, ilm ile âmil olmak şeref ve mertebesine yükselemez.
* Kızılay ‘la hastalıkları tedavi için Mekke ‘ye giden bir hekimin hastayı tedaviden kaçarak Kâbe’de nafile namaz kılmaya gitmesi, yalnız ilim ile âmil olmama hükmünden değil, vazifeye ihanet ve münafıklık hükmünden de kurtulamaz.
Bir hastanın acısını dindirmek için farz namazını bile ertelemesi gerekir.
– Hekimin ihmalinden ve namazın kılınmasından hasta ölürse KATİL olur. Onu bin namaz kurtarmaz. İyi Müslüman bunu bilir ve ona göre, ilmine göre davranır.
(Kaynak: Prof.Dr. Hüseyin Atay “İslamı Yeniden Anlama” isimli kitabından)

TÜRK BAŞBAKAN-ARAP KAYMAKAM:
Libya’lı Senûsî’lerden Şeyh Ahmet El-Sünûsî, ulusal kurtuluş savaşında Anadolu’da köy köy dolaşarak Mustafa Kemal’e destek verdi… 1922’de Suriye’ye geçti, Fransızlara karşı ayaklanarak bağımsızlık alıp, Türkiye’ye katılma çağrısında bulundu…
1948’de Libya bağımsızlığını kazanınca İdris-El Sünûsî, Türkiye’den “Başbakan” istedi… Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, çocukluğu Libya’da geçen ve Arap Kaymakam unvanlı Sadullah Koloğlu’nu gönderdi…
Sonradan Kral olan İdris-El Sünûsî, 1968’de Türkiye’yi ziyareti esnasında, Albay Kaddafî’nin hükûmet darbesiyle Krallığı kaldırılınca, ülkesine dönemedi..
(Kaynak: Prof.Dr. Orhan Koloğlu’nu kitabı)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin