Sacit HOCAOĞLU’ndan: “KISA KISSA” Keramet -1-

0

KERAMET -1-
Kerameti ilmin, ilhamı VAHY’ in yerine koyan dinci zihniyetler, özellikle tarikatlar, örtülü bir kast sistemini İslam’a sadece sokmakla kalmamış, egemen kılmışlardır.
Kur’an peygamberliğin bittiğini ilân etmiştir.Yani hiç kimse “Bana gökten buyruk indiriliyor, beni izleyin, söylediğimi yapın; yapmaz iseniz Allah’a karşı gelmiş olursunuz” iddiasıyla ortaya çıkamayacaktır.
İnsanlar arası ilişkilerde, insanın emek ve üretiminin ürünü olan bilgi, düşünce ve hizmet dışında üstünlük belgesi yoktur ve olamaz.
İlham ve rüya, herkesi bağlayıcı genel kanıt niteliği taşımaz; sadece onları aldığını veya gördüğünü söyleyen kişi için delil olabilir.
Aksi düşünülür ve ilhamlarla rüyalara dayandırılan sübjektif bilgiler güvene layık görülürse ne peygamberlik biter ne de vahiy…
İslam’da, tartışmada üstünlük, kişi olarak Hz. Muhammed’in, kitap olarak da Kur’an’ındır. Bunların hiçbirinin ikincisi yoktur ve olamaz.
Ama ne yazık ki, Kur’an “bazılarını Allah’ın berisinden Rabb’lar edinmiş (A’li İmran:64)” söylemine rağmen, ümmet parsellenip gruplaşmış, her grup kendince kutsanan dokunulmaz kişinin ve kitabının ardına düşmüştür.
Allah dışında bir şeye veya kişiye teslimiyet uç gösterdiği anda tevhid yerle bir olur; ne iman kalır, ne din… Hal böyle olunca da ne secde bir işe yarar ne de secdegâh. (Kaynak: Prof.Dr.Yaşar Nuri Öztürk “Akıl ve Kur’an Nasıl Dışlandı” adlı eseri)

ORTAK AKIL -2 –
Tarikatların önemli kurallarından birisi, müridin kendisini şeyhine “ölünün kendini ölü yıkayıcısına bıraktığı gibi” teslim etmesidir.
Tarikat üyelerine, AKILLARINI bir kenara bırakıp şeyhlerine tâbi olmaları, bu yolda AKILLA gidilemeyeceği anlatılır.
Üstelik kişi, AKLI bir kenara bırakma prensibini kabul ettikten sonra, üniversite bitiren okumuş müritle cahil, okuma-yazma bilmeyen mürid aynı mertebeye gelmektedir. Hatta bir çok zaman “AKLI BIRAKMA” prensibi kabul edildiği için şeyhten çok daha bilgili ve kültürlü kişiler bile “Ben bilmem, şeyhim bilir. Şeyhim diyorsa, vardır bir hikmeti” gibi açıklamalarla, şeyhin en saçma izahlarını bile kabullenirler.
ÖRNEK:
– Şeyhlerinin U.S.A.’ya kızıp uzay mekiğini nasıl düşürdüğünü, müritleri büyük bir gururla anlatırlar.
– Kıbrıs’ta duyulan ve insanları sarsan gürültüyü ejderha ilan etmiş, müritleri de hemen kabul etmişler.
– “Nefsinizi terbiye edeceğim” diyerek, müritlerine cinsel organını öptürenler…
Tarikatların yapısını ve şeyhe bağlılığın felsefesini bilmeyenleri, eğitimli ve kültürlü müritlerin bile bu saçmalıklara inanmasını anlatmak, makûl insanları şaşırtıyor. (Kaynak: Kur’an Araştırmaları Grubu “Uydurulan Din ve Kur’an’daki Din” kitabından)

 AZİZLER VE EVLİYALAR
Aslında “Evliya” kelimesi “Velî” nin çoğuludur, yani “Evliya,” “Veliler” demektir. “Evliyalar” deyince” veliler veliler, iki kez söylenmiş gibidir. Ama toplumun anlayışına uymak için “Evliyalar” diyoruz.
Hristiyanlarda bizim evliyaların karşılığı “azizler” in ( saint ) hk.nda da çok büyük mucizeler anlatılır.
– Mezarları ziyaret edilir.
– Sürekli ibadet ettikleri anlatılır.
– peki bu azizler, Hz.İsa’yı “oğul Tanrı” olarak kabul ediyorlarsa, bu azizlerin anlatılan olağanüstü mucizeleri onların gerçek dindar olduğunu gösterir mi? Tabii ki hayır.
– “Evliya yolu” diye yutturulan mezhepler ve yüzlerce hikâyenin ambalajladığı “gerçek dindar” portresi hiç kimseyi kandırmasın.
– Ne garip tablodur ki Kur’an’ı satanlar “dindar” diye biliniyor, büyücülerin ve muska yazanların “Hoca Efendi” diye etekleri öpülüyor, dinî maddî ve manevî menfaatlerini sağlama aracı görenler, bir de utanmadan kendileri gibi olmayıp kendilerince kötü örnek olanları kâfirlikle suçlayıp, aforoz ediyorlar.
– Bu tiplerden siyasete bulaşmış, tarikat şeyhi olmuş, İslam’a hizmet diye ortaya çıkmış Tevbe suresinde belirtildiği gibi saf insanların paralarıyla semirmiş olanlar da vardır.
Halk bu yalan çarkını farketmesin diye Kur’an tercümesine de karşı çıkılmıştır. Yanına yüzlerce cilt uydurma kaynak ta konulmuştur.
Geniş bir kesim “gerçek din bu ise, din yaşanmaz” düşüncesiyle dinden uzaklaşmışlardır. (Kaynak: Kur’an Araştırmaları Grubu “Uydurulan Din ve Kur’an’daki Din” İst.Yayınevi 54. baskı)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin