ŞİMDİLİK YEREL SEÇİMLER BİTTİ

0

31 Mart yerel seçimleri İstanbul hariç bitti diyebiliriz. Tartışmalar yorumlar, analizler devam etse de birçok şehirde kazanan kazandı, kaybedenler de kaybettiğini artık kabullendi. Çok şükür “Bekamız” şimdilik sorunsuz nihayetlendi.

Yerel seçim olmasına rağmen bir genel seçim havasında geçti. Zira Partili Cumhurbaşkanlığı sistemine geçtikten sonraki ilk seçim olması hasebiyle, mesele ehemmiyet arz ediyordu. İki cepheli siyasal konjonktürün oluşturulması adına da bu seçimler bir test niteliğindeydi.

Oluşan ittifaklar ile yerel seçimleri bitirdik. Tarafların açıklamalarına bakılırsa bu seçimlerin kaybedeni yok! Ancak ittifaklar bu sistemin vazgeçilmezi olarak bundan sonra da devam edecek. Bir nevi koalisyonlar dönemi de diyebiliriz.

Şimdilik ülkemiz için bu sistemin test süreci devam edecek. Agresif ve seçmeni ötekileştiren keskin söylemler ile iki bloklu yapının dinamikleşmesini ve kendi seçmen gruplarını konsolide etme çabaları, taraflara lehte ve aleyhte sonuçlar doğursa da, toplumsal gerilim için psikolojik zemini zorladığı ortada.

İttifaklarda henüz tam bir uyum söz konusu değil. Eğreti yapısal durum, henüz birlikte hareketi tam anlamıyla ortaya koyamadığını görüyoruz. Bundan sonra ki dönemlerde ittifaklarda yeniden farklı yapılanmaların olması da muhtemeldir. O nedenle keşke bir birlerini ağır ithamlar ile suçlamasalardı? Gerçi en ağır sözlerin bile siyasette sadece o anı bağladığını, sonradan pek bir kıymeti olmadığını, etik normlar içinde değer görmediğini de gördük.

31 Mart Yerel seçimlerinin Hükümet açısından önemi sayısal olarak kayıp gibi görünmese de psikolojik açıdan Başkent Ankara ve İstanbul seçimleri bir direnç noktasıydı. Maalesef o direnç muhalefet lehine sonuçlandı.

İstanbul’u hariç tutmak gerek, bu şehri müstakil değerlendirmek gerek. Nitekim öyle olduğu için henüz sonuçlarını açıklayamadılar. Siyasal, sosyal, iktisaden ve uluslararası platformlar da ki ehemmiyetli kimliği bakımından İstanbul bir Dünya kentidir.

Uluslararası şirketlerin önemli bir yatırım alanı. Son yıllarda çok büyük projeler ile dünyanın belli başlı sermaye sahiplerinin yatırım yaptığı bir finansal rant merkezi. Öyle kolay kolay bir çırpıda yönetiminden vazgeçilecek veya yenilenmesine fırsat verilecek bir şehir değil.

Siyasal anlamda Türkiye için psikolojik direncin en önemli noktasıdır. Uluslararası açıdan da değişik sembollere sahip, kendine has simgeleri üzerinde barındıran Tarihi, dini kimliği ile mühim bir kent. Dolayısıyla kapalı kapılar ardında çeşitli görüşmeler ve anlaşmalar ile sonuçlar belirlenecektir.

Fakat bu seçimlerin galibi, kim ne derse desin İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adayı Ekrem İmamoğlu’dur. Profil analizi uzmanlarının profesyonelce değerlendirip, seçtikleri Ekrem İmamoğlu, seçmen eğilimleri ve duygusal, mütedeyyin seçmen üzerinde ki etkisinin seçim sonuçlarında görüldüğü, Türk solunu temsil edecek yeni bir lider adayı olarak politik alanda yerini aldı.

Toplumda oluşan klasik CHP algısını değiştirecek bir profil olarak, herkesin sempatisini ve sevgisini kazanan, sabırlı, sevgi dili yüksek, enerjisini paylaşabilen bir portre. Siyasal eğilimlerin hepsinden oy alabilecek, koordinasyon ve temsil yeteneği iyi olan Sayın İmamoğlu’nun üzerinde yeni çalışmalar yapılacaktır.

Bu seçimlerin sonuçlarını şimdilik (!) kaydıyla bütünüyle yorumlamak mümkün değil. Zira ortaya çıkan tablo ve sistem değişikliğinden kaynaklı gelişmeler, önümüzdeki süreçte sürpriz sayılacak gelişmeleri yaşatacağı inancındayım. Keza siyasetin A takımına dönük sübliminal mesajlar, bilinç  altında  korku kaynaklı değişimin sinyallerini veriyor.

Merhum Demirel’e gazeteciler; Efendim “Derin Devlet” nedir? Bu konuda bir açıklama yapar mısınız diye soruyorlar?

-Demirel; Arkadaşlar devlet, trenin rayda giden halidir, derin devlet ise trenin raydan çıkmış halidir. Anladınız mı, diyor.

Yerel seçimlerin sonuçları önce şehrimize, sonra da ülkemize hayırlar getirir İnşallah.

 

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin