SİVAS’TA BİR VAKIF ÜNİVERSİTESİ HANGİ ANLAMA GELİR?

0

Ortak Akıl Gazetesinde bundan önceki yazımı şöyle bitirmiştim: “Sivaslıların, memlekete yeni bir üniversite kurulmasına yönelik mesailerini bir devlet üniversitesi için harcamaktan ziyade bir vakıf üniversitesi kurulmasına yönelik harcamalarının daha doğru olacağını düşünüyorum. Geçmişte bu konudaki girişimin olumlu sonuçlanmamış olması, bundan sonra olumlu sonuç alınamayacağı anlamına gelmez. Sivas’a üniversite kuracak bir vakfın bulunması veya doğması için çeşitli platformlarda kulis faaliyeti yapılmalıdır. Sivaslılar asıl bunun için çalışmalıdır. Çünkü Sivas’a bir vakıf üniversitesinin kurulup kurulmaması, şehrin gelişmişliğinin ölçüsü bakımından ‘turnusol kâğıdı’ olacaktır”.

Bu yazıma işte bu noktadan devam ederek Sivas’a kurulmasını arzuladığım vakıf üniversitesinin hangi anlama geleceğine ilişkin görüşlerimi ifade edeceğim.

Öncelikle şu “turnusol kâğıdı”na dair bir hatırlatma yapmakta fayda var. Bilindiği gibi turnusol adı verilen bir çeşit boyayıcı madde, bir kâğıda emdirilerek turnusol kâğıdı denilen ve ayırıcı özelliği bulunan yeni bir kâğıt hazırlanır. Bu kâğıt asitle temas ettirilince kırmızıya, bazla temas ettirilince maviye dönüşür. Yani bir maddenin asidik mi bazik mi olduğunu anlamak için bu kâğıda temas ettirilmesi yeterlidir. Kâğıdın alacağı renge göre eldeki maddenin niteliği anlaşılmış olur.

İşte Sivas’a kurulacak (veya kurulamayacak) vakıf üniversitesi de Sivas için ayırıcı niteliği bulunan turnusol kâğıdına benzer. Sivas’ın gelişmiş ya da gelişmemiş bir şehir olduğunu anlamanın yollarından biri, burada bir vakıf üniversitesinin bulunup bulunmadığına bakmaktır. Eğer şehirde bir vakıf üniversitesi varsa burasının gelişmiş olduğuna rahatlıkla hükmedilebilir.

Bu aşamada insanların zihnine takılabilecek “Türkiye’de vakıf üniversitesi bulunan her şehir gelişmiş veya gelecek vaad eden bir şehir midir?” sorusuna cevaben söyleyeyim: Evet. Türkiye’de vakıf üniversitesi bulunan her şehir, ülkenin ortalama gelişmişlik düzeyinin üstündedir ve gelecek vaad eden bir şehirdir. Hiçbir vakfın mütevelli heyeti, gelişmişlik endeksi düşük bir yerleşim birimine üniversite kurmak istemez; kurmaz. Eğer bir vakıf herhangi bir yerleşim birimine üniversite kuruyorsa o yerin gelişmişlik düzeyi yüksek demektir. Bundan dolayı vakıf üniversitesi Sivas için turnusol kâğıdı işlevi görecektir denilebilir.

İkinci devlet üniversitesi bu işlevi yerine getiremez. Yani ikinci devlet üniversitesi Sivas için turnusol kâğıdı değildir. Çünkü Türkiye’de bir yere devlet üniversitesinin kurulmasının, o yerin gelişmişliğinin sonucu olarak değil; siyasal bir karar olarak ortaya çıktığını herhâlde herkes kabul eder.

Bunu derken “Türkiye’de yeni devlet üniversitelerinin kurulması yanlıştır.” gibi sakat bir düşüncede olmadığımı özellikle belirteyim. Elbette devlet üniversiteleri de kurulmalı; ama onların işlevi başkadır ve bu yazıda değerlendirmeye çalıştığım mesele ondan farklıdır.

Buraya kadar söylediklerimden anlaşılacağı üzere “Sivas’a vakıf üniversitesinin kurulması şehri geliştirecek.” iddiasında bulunmuyorum. Tam tersine, “Eğer şehir gelişmiş olursa buraya vakıf üniversitesi kurulur.” demek istiyorum. Tabii ki böyle bir üniversite kurulduktan sonra, bulunduğu yerin gelişimine de katkıda bulunur. O başka bir bahis.

Öyleyse Sivaslılar, memleketlerini, bir vakfın üniversite kurmak için cazip bir yer olarak göreceği şehir hâline getirmeliler. Bunun için de şehrin sağlık, eğitim ve ekonomiyle ilgili altyapısının güçlendirilmesi gerekir. Çünkü uluslararası kabullere göre gelişmişlik endeksinin temel unsurları sağlık, eğitim ve ekonomidir. Sivaslılar, kendi şehirlerindeki bu unsurları dünya standartlarına yükseltebilirlerse Sivas bir vakıf üniversitesinin kurulabileceği şehir hâline gelir. Onun için bundan önceki yazımda “… üniversite kurmak, küçük bir işletme açmaya veya herhangi bir kamu kurumunun bir birimini faal hâle getirmeye benzemez.” diyerek bu işin uzun soluklu ve yorucu bir sürece ihtiyaç duyduğunu ifade etmeye çalışmıştım. Sivaslılar bu süreci başarıyla geçmeye çalışmalıdır. Bu da yıkarak değil; yaparak olur.

Hülasa-i kelam: Sivas’ta bir vakıf üniversitesinin kurulduğuna şahit olduğumuz gün, bu şehrin gelecek vaad ettiğini anlayıp sevinebiliriz.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin